Lüleburgaz Kaymakamı Salih Yüce, 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Gününde mesaj paylaştı.
Kaymakam Yüce mesajında;
‘’Mensubu Olmaktan Gurur Duyduğum
Büyük Türk Milleti…
Dişinizle, tırnağınızla, tanka karşı çıplak ellerinizle yazdığınız büyük destanın, 15 Temmuz Destanının 7. Yıl dönümü hepimize kutlu olsun.
Sizler 15 Temmuzda kanlı geceyi, şanlı sabaha çevirdiniz.
Sizler o gece ölümü öldürdünüz; korkuyu korkuttunuz. Çanakkale ruhuyla Vatan sevgisini canınızla kanınızla tüm dünyaya unutulmayacak bir destanla duyurdunuz. Bu vesile ile bu toprakları kanlarıyla bize yurt yapan, Vatan yapan tüm Şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Tüm Gazilerimize şükranlarımı arz ediyorum.
15 Temmuz; vicdanı kara, aklı kara, hissi kara, şeytanın esirlerinin ülkemizi ele geçirmeye çalıştığı, ama bunun karşısında da milli birlik beraberlik ve Vatan sevdalısı Türk Milletinin büyük bir direniş gösterdiği günün adıdır.
Yıllar geçse de Aziz Türk Milleti, yapılan bu hainliği de, o gecenin kahramanlarını da unutmayacaktır. Umutlarımıza, geleceğimize, hayallerimize vurulmak istenen darbe, yüce milletimizin imanıyla, inancıyla, yüreğiyle kapkara geceden aydınlık sabaha çevrilmiştir.
Bizim milletimiz, Çanakkale ruhuyla “dönmeyi düşünmeyen, gazaya; düğüne gider gibi giden” bir millettir. Bizim için söz konusu Vatan’sa gerisi teferruattır. Hain içimizden çıksa da, dışarıdan gelse de canımızla, kanımızla karşı koyar ve aziz Vatan topraklarının bir taşına halel getirtmeyiz.
Milli iradenin; mandacılığa, kahramanlığın; hainliğe karşı verdiği büyük mücadele ile kanlı gecenin şanlı güne çevrildiği büyük destanın adıdır 15 Temmuz.
Değerli büyüklerim, kardeşlerim;
15 Temmuz Gecesi; meclisin bombalanması, özel harekatın, emniyet müdürlüğünün bombalanması, tanklarla, zırhlı araçlarla önlerine gelenin ezilmesi, darbecilerin bilerek isteyerek taammüden yaptıkları harekettir. Köprülerde, sokaklarda Genelkurmay’ın önünde İBB’nin önünde halkın üzerine hedef gözetmeksizin ateş açılması, yine bilerek, isteyerek taammüden yapılan caniliktir.
Güçleri yetseydi, devletin kilit kurumlarında taş üstünde taş bırakmayacaklardı. Güçleri yetseydi devletin; Cumhurbaşkanı, başbakanı, hükümeti, seçilmiş milletvekili ve belediye başkanları, vatanını milletini seven tüm bürokratları katledilecek veya süründürülecekti ve tüm milletimizin hayatı zehir edilecekti. Bunun neticesinde de bin yıllık Türk yurdu müstevlilerine bırakılacaktı. Böylece de Türk milletini Avrupa’dan ve Anadolu’dan kazıyıp atmak isteyenlere büyük bir mutluluk ve bayram hediye edilecekti.
15 Temmuz, hain bir darbe girişiminden çok daha fazlasıdır. Aslında arkasında tam bir işgal hareketinin olduğu bir maceraya sürüklenmek istendiğimiz bir noktadır.
15 Temmuz, bu topraklarda varlık yokluk mücadelesinin en son halkasıdır. Milletleri millet yapan destanlar vardır. 15 Temmuz’da; bu milletin tarih boyunca destanlar yazan ecdadının izinde yazdığı büyük bir destandır. Milletimiz kadirşinastır, yardımseverdir. Normal hayatta karıncayı dahi incitmekten kaçınır. Ama ihaneti de, hainliği de asla affetmez. Hainin destekçisini de affetmez. Milletin kendisine verdiği silahı, millete karşı kullananların, bu silahlarla milletin kanını dökenlerin, bayrağımıza, ezanımıza, geleceğimize göz dikenlerin affı asla olmaz. Bunlara müsamaha da gösterilmez.
15 Temmuz gecesi şehadete yürüyen aziz şehitlerimiz, Vatanın istiklal ve istikbali için canından vazgeçti. Yine aynı gece, milyonlar Vatan için sokaklara döküldü. Artık iyice görülmüştür ki; bu coğrafyada yaşamanın temel şartı birliğimizi, beraberliğimizi her zaman korumaktır.
Bu vesile ile Ömer Halis DEMİR’den, 15 yaşındaki Halil İbrahim YILDIRIM ve 63 yaşındaki Ümit GÜDER’e, 15 Temmuz Şehidimiz 252 kahramanı saygı, minnet ve şükranla anıyorum. Yine en genci 8 yaşından, 89 yaşına kadar gazi olan 2.194 kahramanımıza şükranlarımı sunuyorum ve milli irademize sonuna kadar sahip çıkan siz değerli Lüleburgaz’lı hemşerilerime saygılar sunuyorum.’’ Dedi. (Haber Merkezi)
